Tarih İyi Bitirenleri Yazar

magickareem

Eğer farklı şeyler yaşandığında yüz kızarma ve mahcup olmak gibi hasletlerimiz varsa, normal sezonda, hele daha yeni başlamışsa hiç bir maça bakıp sezon sonuna dair kehanetler ileri sürmemek gerekir. Bir adım daha atayım; derbi maçı değilse play-off ve final-four sistemi olan uzun maratonlarda mağlubiyetleri de gerekli dersleri çıkarmak dışında fazla büyütmekten yana değilim. Elbette kadronun bu dersleri çıkaracak yetkinlikte olduğu tecrübeyle sabitse…

Aklıma Magic Johnson’ın 1979 tarihli ilk resmi NBA maçının hikâyesi geliyor.

Maç sonunda yaşananları NBA Tv’nin bir programında kendisi anlatıyordu. Özetlersek:

Sezonun ilk maçıdır. Son saniyeye 1 sayı geride giriyorlar. Lakers mola sonrası kenardan topu oyuna sokacak… Kareem Abdul-Jabbar’a top indiriliyor ve pozisyonuna göre çemberden oldukça uzak olmasına rağmen süre dolmadan hemen o meşhur çengel atışını gönderiyor: Basket… Magic Johnson kariyerinin ilk resmi NBA maçını kazanmıştır. Çılgınca sevinir, hoplar zıplar, takımın lideri Kareem’e var gücüyle sarılır. Bu sahne senelerce NBA Tv’de jenerik olmuştur. Sonrasını Magic Johnson’dan dinleyelim:

“Ben ona sımsıkı sarılıp çılgınca sevinirken Kareem kulağıma eğildi ve şöyle dedi:

‘-Evlat sakin ol. Daha önümüzde 81 maç ve henüz normal sezondayız.’

O an kendimi aptal gibi hissettim. ‘Burası nasıl bir yer, ben nereye geldim’ diye düşündüm.”

Bu hikâyeyi niçin anlattım? Play-off sistemli bir ligde maç sayısı arttıkça özelde her maçın değer yüzdesinde inme yaşanır. NBA’de normal sezon 82 maç üzerinden oynanıyor. Her galibiyet hedefe 1/82 yaklaşma yahut her mağlubiyet hedeften 1/82 derece sapma anlamına gelir. Büyük resimde çok fazla anlam ifade etmez. Burada önemli olanın zurnanın zırt dediği yere fit girebilmektir. Erken form tutmak çoğu zaman erken öten horoz durumudur.

İyi ve kazanmayı alışkanlık hâline getirmiş NBA koçları bu uzun yolda takımlarının enerjisini olabildiğince tasarruflu kullananlardır. San Antonio Spurs’ün efsanevi koçu Greg Popovic takımın erken form tutmasından her zaman tedirgin olur. Çünkü yüzde doksanla sezona başlayan bir takım bütün maraton boyunca bu düzeyde kalamaz. Düşüş kaçınılmaz olur. Oysa yüzde yetmişle başlayan bir takım yüzde altmışa düşmez ve büyük ihtimal sekseni doksanı görür. Bu ayarlamayı çok iyi yapmak ve telafisi olmayan maçlar başladığında formunun zirvesinde olabilmek başarının anahtarıdır. Geçen sene 73 normal sezon maçını kazanarak finalde üstelik 3-1 öndeyken (ekstra faktörlerin de devreye girmesiyle) şampiyonluğu kaybeden Warriors’u hatırlayın. Hangi 73 galibiyet bir şampiyonluktan daha değerlidir. Bir evvel ki sezon 70 galibiyeti görememişler ama sezonu şampiyon bitirmişlerdi. Hangisi daha başarılı geçmiş bir sezondur?

Euroleague’de bu sezon format değişti. İlk tur grupları ve Top 16 ayırımı kalktı. 16 takımlı ligde iki devreli bir sistem ve her takım en az 30 maç oynayacak. Çeyrek final eşleşmesi 5 maça uzarsa, final-four’a kalan bir takım sezonu 37 maç oynamış olarak tamamlayacak. Bir o kadar da yerel maçı ekleyin; alın size bir NBA sezonuna yakın maç. Eğer Cleveland deneyimi olan Darüşşafaka’nın Blatt’ini saymaz isek bu kadar uzun bir maraton bütün koçlar için bir “ilk” deneyim… En gencinden en tecrübelisine kadar herkes bu yeni formatın acemisi…

Eski Euroleague sezonlarını hatırlayın. Bundan 10 sene önce ilk tur grupları 8 takımdan, Top 16’lar ise 4 takımdan oluşuyordu. Play-off’ta iki galibiyet alan final-four yapıyordu. Bu sistemde final-four yapan bir takımın oynadığı maksimum maç sayısı 14 ilk tur grubu + 6 Top 16 + 3 play-off ve 2 final-four olmak üzere toplam 25 idi. Play-off serisini 2-0 bitirir ise 24 maç.
Şiddetli rekabet daha normal sezon dediğimiz ilk tur gruplarında başlardı. Çünkü her maç 1/14 değerindeydi. Hele Top 16 grubunda bu oran çok daha yüksekti. Her maç 1/6 kıymetinde. 4 takım var ve ilk iki play-off yapacak. Makas dar olduğu için telafi şansı azdı ve enerjinin büyük miktarını sezon sonuna saklama lüksü diye bir şey yoktu. Görüleceği gibi sezonu bitirip şampiyon olsan bile oynadığın maksimum maç sayısı bu sezon sadece normal sezonda oynanacak olandan 5 maç azdı.

Daha sonra ilk tur gruplarını 6 takım ve Top-16’yı 8 takım üzerinden oynadılar. Çeyrek final serileri 3 galibiyet üzerinden oynandı. Bu sistemde final-four yapacak bir takımın çeyrek final serisinin beş maça uzaması durumunda oynayacağı maksimum maç sayısı 31 oldu. Özellikle ilk tur gruplarında 6 takımdan dördünün Top 16 bileti alması ve sıralamanın çok anlam ifade etmemesi buralarda bazen rölanti şansı tanıdı. İlk sezonunda grup maçlarında Fenerbahçe ile muazzam maçlar kazanan ama Top 16’dan çıkamayan Obradovic daha sonra takımın final-four’a taşıdığı iki sezonunda da form seviyesinin maçlar ilerledikçe yükselmesine ve çeyrek final gelip çattığında takımın fit yapmasına dikkat etti. 2015’te Maccabi’yi, 2016’da Real Madrid’i 3-0 ile süpürmenin sırrı koçun bütün diğer özelliklerinin yanında takımının form grafiğinde fit yapacağı noktayı çok usta ayarlamasıdır.

Bu sezon herkes için “yeni” ve öğrenilecek bir şeylerin olduğu özel bir sezon… Bunu sadece antreman sisteminden ibaret düşünmemek lazım. Erken havlu atanlar olacak. Eşleşme için gözüne rakip kestirip bazı maçlarda yatanlar olacak. Havuz genişlediği için bu tür değişik hesaplar her sezondan daha bol yaşanacak. Ne getirip ne götüreceği de sezon bitimi muhasebe edilecek. Kısacası, hepimizin öğreneceği çok şey olan bir Euroelague sezonudur bu.

İyi başlamanın değil, iyi bitirmenin önemini de Obradovic hepimizden iyi biliyor. Geçen sezonu hatırlayın. İlk maçı içeride zor kazandık ve ikinci maç deplasmanda fark yedik. Demem o ki, takımın istediğimiz form düzeyine gelmesi için acele etmeyin. Şu sistemde kazanmaya yetecek kadar oynamak ve form durumunu son düzlükte zirve yaptırmak olabilecek en doğru tercihtir. Play-off’lar başlayana kadar her maçın her dakikasının altın değerinde olduğu ve 40 dakika boyu yüzde yüzünle mücadele etmen gereken Euroleague maçlarını unutun artık. Spor endüstrisi maç sayısını arttırmayı gerektiriyor ve bu sayı arttıkça da bazı maçları ve bazı maçların bazı dakikalarını rölantide oynamak şart oğlu şart. Mesela bu sezon ikili averaj hesabı diye bir şeyi neredeyse hiç tartışmayacağız. Fenerbahçe’nin sezona istenen form seviyesinde başlamayışı kimseyi korkutmasın. Şahsen aksi bir durumda Nisan ayı için tedirginlik yaşardım. Tarih iyi başlayanları değil iyi bitirenleri yazar.

Hakan YAMAN

NOT: Magic Johnson’a dair bahsettiğimiz Kareem Abdul-Jabbar’ın maç kazandıran şutu ve ardından yaşananların görüntüsü şu videoda:

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s